1 Temmuz 2017 Cumartesi

Var denilip kabul etmenin,
Yok denilip, ret edilmeden daha kolay olduğu,
Daha güzel bir dünyanın hatırlatıldığı,
İnsan onurunun hiçe sayılmasın diye,
Yürünüldüğü,
Seven insanlarla savaşma yerine,
Savaşı sevgiyle sonlandırmanın mümkün olduğu,
Renkleri soldurmak yerine,
Kediler kadar yumak olup,
Bir çırpıda canlandırıldığı,
Daha güzel ve adil günlere... İnşallah!

#dolukadehiterstut #anamızbabamızyokderiz


30 Haziran 2017 Cuma

Gelmek bilmeyen yaz, bitmek bilmeyen tatil planları ve izleyip de "şunları yalnızca yazayım" dediğim işte o liste...

1. Kuzuların Sessizliği - 1991 notum:5/5
       web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film 'Aman Tanrım didim!'

Çok ama çok uzun zaman önce izlemiştim artık o kadar uzun olmuştu ki sahnelerden kısmi ve sadece oyunculukların muhteşem oluşu kalmış. E fırsat bu fırsat deyip mevsimin adının yaz havasının kış olduğu şu Haziran ayı başlarında kült bir filmle başladım. Öncellikle şunu söyleye bilirim ki izlemediyseniz kesinlikle izleyin çünkü muhteşem izlediyseniz de yeniden bakın. Zaten tek izleyici gözüyle bu başarı görülmeyip uzmanlarınca 'tek' korku- gerilim oscar alan yapım vb ödüllerle ödüllendirilmiş. Neyse bu her yerde genel anlamda yazan bilgileri geçip film eski yapım olsa bile halen her dakika ayrı bir aksiyon ve merakla izletirken oyuncuların muhteşemliği arasında dakikaların nasıl gittiğini fark etmiyor çattt! film sona eriyor. Ha tabi yapım yılından dolayı film sırasında kıyafetlere, saç ve makyajlara ve daha bir kaç şeye şöyle iç geçirip bakarken final sahnesi konusunda açıkçası o silahlı vuruşun daha aksiyonel ve vurucu olmasını yada en azından kızımın bir kurşun sıyrığı ile öldürmesini beklerdim. Ama o ilk tek başına operasyon telaşı yada o panik ve eğitim de aladığı kapı arkası kontrolleri vs çok iyiydi. Kesinlikle tavsiyem iyi seyirler.
 Film bence 5 üzerinden 5. 


                                                                 **
2. Hannibal (Kuzuların Sessizliği 2) - 2001 notum:5/3
       web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film 'Neden ilki kadar akıcı değil?'

Geçen ay yazdığım Halka 3 seri filmi için olan buradan okuyabilirsiniz hatırlarsanız devam filmlerinin genelinde sırların çözümü cinayetlerin durması ve olayın yavaşlaması sonucu da fosseptik demiştik. Evet burada da olaylar yavaşladı cinayet olmadı ama şükür ki fosseptik değildi. Evet ben tamamen unuttuğum ikinci filmini hiç duymadığım 3 ve 4 filmlerini büyük bir şiddet ve merakla baladım. Lakin ilki kadar heyecanlı ve hızlı akmayan film, ilkinde oyunculuğu tavan Anthony Hopkins abimizin burada da iyi olsa da karakterde ki zaman zaman çok fazla olan değişimi ayrıca polis kızımızın değişimi ve FBI ın kızımızı ilk seride daha öğrenciyken bayılmasına rağmen bu sefer nefretin de ötesinde kıza bok muamelesi yapması her ne kadar bunun sebebini açıklasalar da bana çok itici gelip çoğu zaman kopmama neden oldu. Ayrıca sanki supermen dizi versiyonunu izliyormuşum gibi hissetmedim değil bir ara. Yine oyunculuklar, hikaye iyi ama yavaş akıyor ve merak unsuru sıfır neredeyse. Ayrıca İtalyan polisinin o derece kötü yansıtılması bana komik gelirken tüm filmde ki erkeklerin telefondan dahi polis kızımıza sarkması sizin hiç ananız bacınız yok mu kızlarımız gönül rahatlığıyla çalışamayacak mı? Bak Rıza baba ekibine diye isyan ettirmedi değil? Ayrıca şu meşhur beyin sahnesinde öldüm öldüm dirildim abiiii! Ve ufak not yaşasın klasik müzikkkkk! :D
 Film bence 5 üzerinden 3. 


                                                                 **
3. Kızıl Ejder (Kuzuların Sessizliği 3) - 2002 notum:5/5
       web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film 'Yeeeeaaa işte ilkini hiç aratmadı'

Bir iki derken üçüncüyü de peşine takıp seriyi sonlandırmak üzereyim. Serinin ikinci film yazısının sonunda dediğim gibi klasik bir müzik dinletisiyle başlarken film tam zevkini çıkaracağım o da ne ikinci filme ufak bir göz kırma hani şu meşhur toplum için cinayet işlemeye bir gönderme. Derken film ikinci de olduğu gibi birin devamını değil birden öncesini anlatıyor. İşte Hannibal nasıl o cam hücreye girmiş saniye saniye görüyor ardından da yine ilk filmde ki gibi yüksek dozlu bir heyecanla filmin akışını görüyor sırların çözümü için çabalıyoruz. Bu sefer bufalo Bill gibi kolay ölmeyen ve çözülmeyen bir sırrın peşinden koşarken bu filmden sonra Voldemortu oynayacak abimizde dövmeli ve fit vücuduyla öyle çıplak bir şekilde gene karşımızda tüm karanlığıyla kötü kötü bizimle oynuyor. Ama Allah'ı var şimdi 'ama' kızımız için şizofrenik sancılarla içinde ki daha doğrusu sırtında ki şeytana dur demeye çalıştı. Derken kötü adamı yakalamak için tıpkı ilk film gibi Hannibaldan yardıma giderler o psikologa gelen hasta muamelesiyle adamlarla konuşup yönlendirir ve biz yine Anthony Hopkins abimizi tıpkı serinin ilk filminde ki o daha da sakin psikopat karakteri çizdiğini görürüz. Malum ikide bu karakter biraz daha zaman zaman farklı geldi demiştim ya işte o burada yok belkide ikincide özgür kaldığı için ufak çaplı tozu duman olan dünyaya ayak uydurdu neyse deyip film ilki gibi heyecanlı, sürekleyici ve bol bulmacalı.
Ama genede aklıma takılan bazı sorular var misal ben daha şu kaset mevzusu çıktığından beridir aklıma takılırken neden polislerimiz o firmaya en son gitmeyi akıl ederler yada efendim neden bu kadar göz önünde gezdiği halde ki nerelerde gezdiğini biliyorlar güvenlik kameralarından hiç adamın görüntülerini dağıtmıyorlar. İkinci film de teee İtalyalardan gelen kayıtlar nedense bu seride hopp buhar. Gazete binasının otoparkından, müzeden vb vb. Neyse tabi filmlerde bilinçli bazen mantıklar es geçilebiliyor aksi halde nasıl film olacak. Ama şunu bekledim zaman zaman kaçsa da ilk film malum 1991 üçüncü film de 2002 yapımı ama 1991 de ki yapımın öncesini anlatıyorsa 1991 de ki kıyafetlerden daha modern zamanlar oldu. Gömlekler, pantolonlar vb ostüm ve araçlara dikkat edilseydi daha güzel olurdu sanki.
Belirteyim finali şirefsizim ki tahmin ettim teee o polisin içeriye yürüyüşünde. Son durak diyorsun yani...
 Film bence 5 üzerinden ilk hikayeyi çok anımsattı ondan 4 buçuktan 5. 


                                                                 **
4. Hannibal Doğuyor (Kuzuların Sessizliği 4) - 2007 notum:5/4
       web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film 'Analar neler doğuruyor be!'

Evet serinin son filmi tam anlamıyla genç ve yakışıklı Hannibal'ın neden bu kadar yamyam olduğunu anlatıp hak verdirten bir tragedya unsurlarıyla bizlere sunuyorlar. Güzel ve çekik Çinli ablamızla daha doğrusu yengemizle ama harbiden Hannibal'ın yengesi, yakışıklı, soğuk ve tuhaf yerinde gamzesiyle ki ben ilk kez orada gamze görüyorum bire bir yaşlı Hannibal'ın mimikleriyle ara ara görünen babacan ve bak oğlum biliyorum yapma bana katil değilim ayaklarında ki polisimizle önce dram ve savaş dönemi sonra muhteşem arabaların salındığı cinayetlerin intikamdan tıpkı Çinliler gibi kılıçla kalkanla işlendiği şimdi anlıyorum koca amca Fransa da git sen o çekik gözlü güzeller güzeli yengeyi bul, e konu Çin filmlerinden fırlamış gibide ondan yani senaristten torpilli, aksiyonun ve gerilimin düşmediği bir filme dönüşüyorum. Harbi harbi açlık neler yaptırıyor ya insanlara! Neyse film cidden muhteşem ben şahsen bayıldım. Eğer seriye başlamak isteyen olursa kronolojik sırasıyla ben severim derseniz 4 - 3 - 1-2 muhteşem bir sıralama olur.  O bu değilde abi o arabalar ne kadar güzeldi ya! Birde neden çete üyelerinden biri hariç hepsi Fransa da o fakir miydi? Yada abi  ceset nedir bu kadar tembelsiniz bari onu alsaydınız be!
 Film bence 5 üzerinden 4. 

                                                                 **

31 Mayıs 2017 Çarşamba

Gelmek bilmeyen yaz, bitmek bilmeyen tatil planları ve izleyip de "şunları yalnızca yazayım" dediğim işte o liste...

1. IBOY - 2017 notum:5/3
       web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film 'hadi biraz daha aksiyon olsun ki süper diyelim'!

Film önerisini arkadaşımdan aldıktan sonra konusu bakımından izlemek için çabaladığım bir film oldu. Çünkü teknolojiye olan tutkum birde bunun beyin ile kontrolünü duyunca hemen izlemek için çırpındım. Evet çok büyük kafamda kurguladım çünkü bence senaryo konusu bakımından öyle sıradan değildi. Oyunculuklar, akış, sahnelerde öyle ama beni vuran daha doğrusu film her ilerleyen dakika hep şunu söyledim " hadi bu sahneden sonra aksiyon girecek, daha da hızlanacak, kötü adamlar daha güçlenecek, yada çocuk artık içinde ki gücü fark et ve bisikletle adamın peşine düşeceğine oturduğun noktadan hallet" dedim. İşte beni sarsan daha doğrusu filmden zaman zaman uzaklaştıran nokta bu oldu, adam sınav sırasında cevapları yazarken karşısına beyninden dijital ve son hızda bir neredeyse pc ekranı açmış ama kötü adamlarımızı bisikletle kovalıyor yada oturduğu yerden olayları kolaylıkla müdahale edeceğine kendini açığa vuruyor yetmiyor, koca uyuşturucu çetesini polise ihbar edeceğine çakmakla yok etmeye çalışıyor. Ama şimdi en çok beğendiğim kısım diğer filmlerde ki gibi kahraman süper güç kazanınca götü başı ayrı oynamıyor çocuğumuz yine aynı sınıfın ve okulun dışlanan malı olarak hayatına devam ediyor. Neyse efendim filmin konusunu okursanız ve az aksiyon bol bilim kurgu severseniz film çok güzel. Film bence 5 üzerinden aksiyonu konuya göre az olduğundan 3. 


                                                                 **

2. Karaman'ın Koyunu - 2015  notum:5/3
     - 

Kısaca film "bu ne abi"!

Nereden veya nasıl izlediğimi görüldüğü üzere "-" işaretiyle boş bıraktım çünkü turne münasebetiyle Kayseri'ye yolculuk yaptığım sırada otobüste filmler sekmesinden tesadüf eseri görüp izlemeye başladığım bir Türk yapım film. Öncelikle film hiç tarzım değil ondan dolayı "neden izledin abi o zaman" diyebilirsiniz ama sizlerde biliyorsunuz ki otobüs yolculukları ki İzmir Kayseri 14 - 15 saat ve zorunlu tek tip yayından başladım. Pek çok sahnesinde gülmedim, oyunculukların bir, ikisi dışında hepsi iyi, senaryo bence dolambaçların iyi işlediği bir yapım. "Eee abi o zaman neyini beğenmedin?"  demeyin çünkü sadece  aynı replikle neredeyse üç- dört sahne döndü durdu önümüzde. E bundan mütevellit film tıkandı akmayıp birde üzerine sonu net belli olunca e yeter artık hadi tatlıya bağlayalım şu "Yeşil Vadi" Osmanlısı zamanını demek kaldı bize de. Neyse demem o ki efendim küfürsüz, bel altı olmadan bir Kemal Sunal'lar, Adile Naşit'ler ve daha ustaların tadı olmasa da o havada ki "Yeşil Vadi" hikayesi gibi bir komedi filmi karşımızda. Arada hatta izlerken "lan bu 'Arka Sıradakiler' de ki 'İbo' değil mi? O hala devam ediyor mu la bu işlere" diyeceğiniz, çoğunun yüz olarak tanıdığınız ama ismen çıkaramayacağınız bir film işte sizle. İyi seyirler.
 Bence 5 üzerinden 2 buçuktan 3. 

 **
3. Cadılar Zamanı - 2011 notum:5/3
       web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film 'yapma ama nerede bunun büyüsü, hadi tamam iyi işte'!

Film tam anlamıyla tür olarak ve konu bakımından fakat genede bu filmde de fantastik doğa üstü güçleri ve bunun akabinde gelişen aksiyonu göremedim biraz hevesim kursağımda öylece izledim. Şimdi bazı sahnelerde Allah'ı var ben bile o büyücüye inandım deyip daha fazla açık vermeden devam ediyorum. Film savaş sahneleri, mekanlar, akış hızı ve fantastik mantığı süper oturmuş güzel giderken bir türlü daha güçlü ve göze sokulur cinsten bir ne bileyim büyü olur, ayin olur, cadısal bir şeyler olur ama nerede yokkk! Derken keşke o final olmasıydı, o finalde ki şeytan görsel efekti ve az başaralı klasikleşmiş o şeytan figürüyle olan 'eh işte' dedirten o savaş sahnesi dışında film güzel, İzlenir. Hoş sene olmuş 2017 sanki izlemeyen kalmış mıdır ki? Ayrıca vebanın da şeytanın dünyaya getirdiği bir hastalık olarak işlenmesi beni benden aldı. Neyse film fantastik olayların getirdiği aksiyonu sevenler için izlenmesi gereken güzel bir film. 
Film bence 5 üzerinden aksiyonu konuya göre az olduğundan 3. 

                                                                 **

4. Şöhret Yolunda (Şöhrete 30 gün) - 2004  notum:5/2
        web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film "e bu çok basit oldu, her şey belli"!


Evet gene bir eski yapımla karşınızdayım. Neyse sözü fazla uzatmıyor ve buna benzer trilyon yapım bulunan filmler arasında yine aynı konu aynı taktik tek fark ufak tefek komiklikler ve biraz esmer tenler ve kültürler eklenerek biz seyircilerin önüne sürülmüş. Yine tamamen boş vaktimde konusunu dahi okumadan açtığım ve sonunu daha 15 dakika olmadan netleştirdiğim, sahneler arası geçişin teee marimar, rozalinda zamanında kalma ergence  windows movie maker efektlerinin süslediği kolay anlaşılır beyin yormaz standart bir yapım. konusu basit işleyişi basit eğer zaman ayırmak ve pişman olmak isterseniz 
ama tamam  o kadar değil bazı sahneler cidden güldümbuyurun izleyin. İyi seyirler. 
Bu arada senin mis gibi evin var kızım, sen neden giderde illa karacan da yaşarsın bu nasıl basit bir maceraperestlik! 
Yada film açılış sahnesinde ve stüdyo kayıt sahnesinde, madem kızımızın sesi canlı performansta milleti etkileyecek kadar iyiydi neden ilkokul çocuğu kandırır gibi he heyle geçiştirildi?
Ya peki o saçma single albüm tanıtımı partisine ne demeli. Kuru kalabalık az daha para verip figürasyon tutamadınız peki efektle de mi çoğaltamadınız? Tamam geçtim ulan bari kamera arasında kileri öne çıkarsaydın yeterdi. 30 kişiyle hadi olsun 35 kişiyle bu kadar büyük yapım firması partisi mi olur? Neyse sustum ;)
 Bence 5 üzerinden 1 buçuktan 2. 

 **

5. Telefon Kulübesi- 2002 notum:5/5
       web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film 'adamlar telefon kulübesiyle nasıl bir film yapmışlar be abi'!


Evet biraz eski belki ama süper bir film. Hala sizlerde benim gibi izlemediyseniz mutlaka başına oturup izlemeniz gereken çok başarılı bir yapım. Genede klasik olacak ama adamlar tek mekanda bir telefon kulübesi 500 figürasyon, plato işçilerinin "abi yırttık sadece sokak yapacağız" dediği bir yapımda aksiyonun hiç düşmediği sonra ki sahneyi bekler o adam terledikçe bizde terleyen bir yapım. Tamam çok güzel başarılıda genede sormak istediğim bazı sorular var misal o adamın gözlüleri ne abi. Sen başrolsün o gözleri bizim seneye pipisi kesilen 'Emre Göksücan' bile düğünlerde takmak o nasıl gözlük la. Hadi o yapım yılında moda ve gideri olan üründü peki o takım elbise ne? Oyuncunun üzerine 4 numara büyük abi? Sorarlar adama sette terzi yokmuydu diye? Birde en çok şu ilk dakikalarda polise takıldım, adamın biri adamı öldürdü ve telefon kulübesinden ısrarla öleceğini bilse de çıkmıyor, abi halen daha nasıl olursa olayın içinde bir zorlama olmadığını anlamazsınız, birde adamın karısı gelmiş psikolojik bir rahatsızlıkta yok dercesine durumu açıklıyor taa ne zaman durum fark ediliyor o göz kapağı düşük polisimizin kırmızı lazeri görünce ohooo ölme eşeğim ölme.

Ha birde o hayat kadınlarının o telefon kulübesi ısrarı nedir? Bence polisle bağlantı kurulması için daha başarılı bir bahane yazılmalıydı. Yada üst düzey yönetici ölüyor ve polis hiç soruşturma yapmıyor ve bu adamımız da bu başrolümüzü buluyor neyse tamam bu kadar mantıksız mantık aramam saçma diyip aksiyon ve terleten filmler seviyorsanız izleyin .
Film bence 5 üzerinden 4 buçuktan 5. 

                                                                 **

6. Charlie İş Başında- 2007 notum:5/5
       web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film 'güldürken çok güldüren :)'

Bizim Türk yapımı maymunlu dizilerden ismini duyduğumuz, Sherlock Holmes film serisinden baba figürünü gördüğümüz, vaktinde işçi bayramı günü vizyona giren bu film bence çok başarılı be abi ;) Zengin olan hep kafasız, parasıne güvenen kanunsuz işleri "Amerikan Filmlerinde" sadece uyuşturucu olan bir profilin dışında zengin, ilgisiz genç figürü çizen benim gördüğüm ilk yapımlardan diye bilirim. Ayrıca anne karakterinin Charlie'nin her yaptığı tutarsız ve ceza içermesi gereken davranışlarında ki şuursuz ve saçma tepkileri filmde beni benden aldı. Her sahnede ayrı gülüp, ergen Amerikan filmlerinde ki tipik bel altı gösterimle güldürmek yerine kaliteli replikle tebessüm ettiren, komedi severlerin tercih etmesi gereken yada rahat bir nefes almak isteyenlerin mısır veya cipsle güzel gidecek güzel bir film. Ayrıca Charlie karakterini oynayan oyuncunun bir önce ki filmi olan Tuhaf Thomas ta ki gibi başarılı oyunculuğu ve neredeyse bire bir aynı mimikleri ufak çaplı hayatını araştırırken gördüğüm hüzün karşısında yıkıldım. "Gencecik çocuk geçen sene vefat etmiş" 
Film bence 5 üzerinden 4 buçuktan 5. 

                                                                 **
7. Nerve- 2016 notum:5/5
       DVD
Kısaca film 'waoww :)'

Vala son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biri olsa ki film sonunda arkadaşımın beynini "toplumsal kültürel yıkılmalar, teknolojinin kıyımları vs vs" diye klasik söylemlerle, kafa tasını ekmekle sünnetledim resmen. Abi film tek kelimeyle cidden "waowww" Müthiş hızlı, sekteye uğramadan anlayana tek tek atışların olduğu, hem heyecanlandıran hemde evet öyle oluyor dedirten bir yapım. Hele o motor sahnesinde bende öldüm öldüm dirildim. Yada merdiven görevinde yüreğim ağzımda acaba ben olsam ne yaparım diye izledim. Ha bu arada abartmıyorum tam konsantre film müthiş derim. Buradan da oyun yapımcılarına ki İnşallah Türk bir yapımcı olur bu filme adını veren oyunun daha ahlaki ve kanunsal halini yapmasını rica ve temenni edip filmle sizi baş başa bırakıyorum. İyi seyirler.


Film bence 5 üzerinden 5. 

                                                                 **
8. Evdeki Düşman - 2009 notum:5/5
       web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film 'acıma yetime, döner koyar senin dübüre'!

Yuh diyorum, oha diyorum, bol kan diyorum. Ayıp ama ya seni evlat edinen aile bu yapılır mı? Allah korkun yok mu diye yazıya başlayıp fazla ipucu vermeden devam edeyim. Eğer vahşi, kanlı, vicdansız ve acımasız psikopatça gerim gerim gerilim sevenler varsa bu 2009 yapımı filme bir bakın. Abi adını 'Evde ki düşman' demişler ama harbisi böylesi düşman g.tüne. Bu ne, sen küçücük hanım hanımcık insansın, tamam okul arkadaşlarından, üvey kardeşlerinden intikam alıyorsun da, Allah'ın kulu, Allah'ın yolunda ki rahibe hanımcıktan ne istiyorsun vala çarpılırsın. Yok dinler mi bu düşman, kan uyur düşman uyumaz diye film de bir kan dökmeye başlıyor pir başlıyor. Her dakika bir ölüm bir gerilim ama hakkını vermişler şimdi. Süper işlenmiş hikaye, güzel arka plan çalışmaları ve harika oyunculuklarla müthiş bir film. Valla ne yalan söyleyeyim ben de bir ara baş rolde ki o psikopat kıza tokat atasım geldi ki şükürler olsun ben yerime süper bir geçirdiler. Abi harbi harbi o kızın oyunculuğu ne müthiş. Demin birini öldürdü gitmiş köşeye bana bir zero kola, zıkkım iç bok içesice diyesi geliyor insanın . Ya o koca olacak salağa ne demeli, her bok önünde dönüyor o hala varsa yoksa beş para etmez çizimlerinde derdin de diyip mimar olduğunu düşündüğüm evi müthiş beye saygılar. :D Ben tek şeyi merak ederim, o küçük çocuk hastanede ne oldu, bu filmin ikisi ne zaman çıkar;)
Film bence 5 üzerinden 5

                                                                 **
9. Halka 3 - 2017 notum:5/4
       web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film 'vayy iyi bağladılar ha ;)'!

Evet herkesçe malum bir film tutarsa hele ki bu korku veya aksiyonsa bunun minimum 20 seri filmini çıkarır ve bazılarında sıçarlardı yapımcılar. Hele ki uzun süre önce yapılmış devamı sonra gelmiş bir yapım varsa kesin o sonradan gelen diğer tüm serileri de peşinden sürükleyerek fosseptik çukuruna sürüklerdi. Ama bu sefer bu oldu mu HAYIRRR! o yüzden yapımcılara yönetmenlere teşekkürü borç bilip en güzeli senaristimizin ellerinden öper kalemine sağlık deriz. Ne yaparlar normalde seride "ki bu seride tüm sırlar çözüldü" devamında kalan sırları yada sonlanması gereken cinayetleri sağlarlar yani kalan sırları çözerler. E bu sırlar diğer 2 filmde çözüldüyse cinayetler durduysa o zaman ne olacak işte o zaman senaristin keskin zekası devreye giriyor ve o da ne bizi sırların başlangıcına yani bu kızımız hani kuyuda ki kızımız var ya o kızımız kimmiş böyle sulu zırtlak dolaşıyor muş ona gidiyor bu sırada da bir kaç üniversiteye yeni başlamış "abi üniversitede kızlar teklif ediyor -çay içmeye" tipli gençleri öldürüyor ve finalde "-ceee eee" serinin 4 ve 5  ve tutarsa 10 a kadar yolu var selamını çakıyor. Neyse aksiyonu ve özellikle serinin birinci film de ki gizemi olmasa da o başrol kızımızın azmi güzelliği ve az ağlak suratı ve her boka taşla sopayla dalan son durak serisini hatırlatan açıları olsa da film izlenir.Birde hala benim gibi bu seri filmin orijinal hali yani ilk 1998 yapımı Japon filmini izlemeyen varsa tavsiye ederim yorumları fena ilk fırsatta izleyeceğim.İsmi Ringu. 
Film bence 5 üzerinden 3 buçuktan 4

                                                                 **
10. Solomon Kane - 2009 notum:5/4
       DVD

Kısaca film 'Güzel böyle başladıysa sonu uçar'!

Filmi arkadaşlarımla beraber birikmiş DVD ler arasından gördük ve izlemeye koyulduk lakin film internette mevcut olduğunu gördüğümü hatırlatım tesadüfen bulduğumuz filme seyire daldım. Filmin giriş sahnesinden başlayacak olursam muhteşem başlıyor hatta arkadaşlarımın hepsi tam senlik diye de eklemesiyle filme bayağı kaptırdım. İlerleyen sahnelerde ki aksiyonda en az giriş kadar kuvvetli konu, hikaye işlemesi ve sürükleyiciliğiyle ciddi anlamda başarılı bir film. Ben sadece kısmı zamanlarda Cadılar Zamanında yapımında ki bazı hikayesel benzerlikler görsem de bu film ondan daha eski olduğunu fark edip susmam ayrıca temel bazda ikisi de Süleyman'ın anahtarı kitaplarında ki şeytani güçle savaşması haklı olarak benzerlikler göstermesine sebep oluyor. Ben sadece kocası ölen o kadın ormanda bir başına ne bok yemeye kaldığını, babanın yoldu gördüğü birine neden bu kadar güvendiğini ve bu atlı araba ne ara yayan olan kahramanımızı sollamışken gerisine düştü onu merak eder bre deyyuz madem yeminini bozaktın gencecik delikanlı ölmeden bozsaydın a şerro der filmi beğendiğimi belirtirim. Aksiyon ve fantastik severler kesinlikle izlesin ikisinin muhteşem harmanlanışı bu filmde.
Film bence 5 üzerinden 4

                                                                 **

30 Nisan 2017 Pazar

Şöyle bir bahara merhaba deyip ardından yavaş yavaş yazı karşılarken turne programımın yoğunluğundan uzun zamandır ekleyemediğim aylık filmler başlığına yeniden merhabalar.

1. Sinyal - 2014 notum:5/3
       web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film 'o neydi gız'!

Turne de şöyle otelde kurulduk mısırları patlattık daha doğrusu patlak mısırları 1 TL'sına aldık :) sabah bulup kararlaştırdığımız filmi açtık başladı film. Hah dedim güzel bilgisayarlar, hackerler falan tam benlik ilerledikçe o da ne yoksa yabancılarda fazla Türkleşmiş de acaba cinli filmlere mi sarmış derken sonunda beyin yakan bir yapım izliyoruz. Farklı bir akıl öreneğiyle kaleme alınmış senaryoda ben artık kim lan bu süper güç, ne yapıyorlar, bu adamlar neyin peşinde diye sinir krizleri geçirirken sonunda bu muydu diyorsunuz ama bilimkurgu severlerin halen izlemediyse bakması tavsiye edilir. Kısaca filmin konusu ise iki hacker arkadaş onlara mesaj atan diğer kendilerinden daha güçlü hackeri, bulmak için yola çıkması ve süper üste gelmeleriyle devam ediyor. Film bence 5 üzerinden 2 buçuktan 3. 


                                                                 **

2. Dokuzlar - 2007  notum:5/4
     web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film yani güzel!

Eğer hala akıl sağlığınızı seviyorsanız ve yerinde kalsın diyorsanız filmden uzak durun, zira beyninizi 200 derecelik bir fırında düşündürürken tuhaflıklara sürükleyen fantastik bir film. Fantastik film severlerin sevebileceği Big Fish'imsi k, aten aynı yönetmenin güzel farklı çarpıcı kesinlikle sonuna kadar e hadi ne diyorsun cidden anlamıyorum dedirten zaman zaman bak kapatacağım ver artık sır neymiş düşüncelerine sürükleyen bir film. Oyuncu, senarist ve oyun kurucu aynı kişi aslında üçü farklı kişilikler ama hayatları doğal olarak birbirine bağlı kişiler işte karmaşa.

 Bence 5 üzerinden 3 buçuktan 4. 

 **

3. Ekşi Elmalar - 2016  notum:5/4
     DVD

Kısaca film  güzel!

Uzun zamandır izlemek için çabaladığım, her fırsatta aradığım sonunda bulduğum film. Filmin neresinden başlasam bilemediğim, Mustafa Kemal şıklığı adını verdiğim o çizme ve takım elbise şıklığında ki Yılmaz Erdoğan ile kızları ve dahası kızların annesi, mekanlar, içlerde ki o korku, yalnızlık ve hüznün her karede içime işlediği yalnız izlerken de rahat rahat içimden akıtıp gözlerime gelmesi ile çok güzel bir yapımdı. Belediye başkanı ve toprakları, bahçeleri olan babamız tam kültürünü yansıtan ama bir o kadarda siyasi kimliğinden ötürü modern duran - ki bunu kızlarını kesinlikle küçük yaşta evlendirmeyeceğini söyledikleri ama sadece bir kızını okula göndermesiyle verirken- bir belediye başkanı iken 80 darbesiyle artık başkanlığı düşer zaman içerisinde de siyasi hayatı biter. Bu sırada kızlarını evlendirip tek tek yuvana uçuran babamız ortanca kızının Antalya'ya taşınmasıyla artık yapacak bir şey kalmayıp o da küçük kızını ve karısını alıp Antalya'ya gelir. Film ilerledikçe anlarız ki Farah yani küçük kızı babasına geçmişi hatırlatsın diye ona yaşadıklarını anlatırmış. Film bu duygusallıkta, romantik komedide ilerleyip zaman zaman güldüren zaman zaman hüzünlendiren güzel bir film. Filmde en çok dikkatimi çeken Yılmaz Erdoğan'ın oynadığı karakter ne kadar dik dursa da içinde ki hüzünün hiç gitmemesi ve doğduğu, yönetimini yaptığı topraklardan giderken ki vedası ve bu yüzden çoğu zaman ki inatçılığı ile filmde sadece sevdiği insanla evlenen büyük kızımız Songül'ün ise zaman içerisinde aile huzuru bulamayışı yani her şerde hayır, her hayırda şer'in dolaylı anlatımı, diğer kardeşlerin ise sevdikleriyle evlenemeyip küçüğün bu inat uğruna evde kalması sonunda vuku bulmasıydı. Ama görsel efektler o kadar iyi değildi açıkçası, deyip ilk fırsatta izleyin.

 Bence 5 üzerinden 4.



                                                                 **

4. Ölüm Alfabesi 2 - 2016  notum:5/3
     web sitesi  tıklayınız >>


Kısaca film yani güzel!

Birincisini peş peşe büyük bir zevkle izlediğim içimden keşke ikincisi de çıksın dediğim çıkınca da izleme listesine kaydettiğim film Ölüm Alfabesi 2.
Ruhlarla konuştuğunu iddia eden bir kadının başarılı bir şovuyla başlayan film ilerleyen sahnelerde kızlarıyla ve maddi sıkışıklıkla olan sorunlarını işlerken bir gün ruhlarla olan şovuna ruh çağırma tahtası eklemeye karar verir fakat unuttuğu şey ise kurallarının neredeyse hepsini çiğnemesidir.
Gerilim konusunda hakkını veren fakat kısmi sahnelerin gereğinden fazla uzatılması yada gerilime ve aksiyona geç girmesi kısmi romantik sahneler bayıp hadi be kimmiş neciymiş bu ruh gayri olanlar olsun dedirtirken finalinin başarılı olduğu gerilim filmi. Bir ara bizim cinli filmlere bağladığı da olmuyor değil. Gerçi onlarda ruh bizde cin ;) İzlenir mi evet bir akşam gerilmek istersen ışıkları kapatıp izle ama ilki kadar başarılı değil.

 Bence 5 üzerinden 3.

 **

                                                               
5. Baskın - 2016  notum:5/3
     web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film eh işte!

Karşınızda bir Türk korku filmi. Bilenleri tanıyanlar beni bilir, ben Türk korku filmlerine büyük hayranlık duyan çoğu insanın aksine zevk alan biriyim. Heresin klasik olduğunu söylediği, daha önce yazdığım gibi 'Siccin 3' yazımda da bizim kültürümüzün işlenişi. İşte kültür değilde biraz karakter korkusu, gerilimi yaratılmış farklı ve düşündüren bir gerilim filmi. Biraz klasik Türk korku öğeleri taşısa da konuda bir özgünlük olduğu gerçek. Fakat yer yer midemin kalktığı, yeter artık kan olmasın dediğim, e bu yerden bitme yaratıklar neci cin mi, ruhunu satmış mahluk mu derken film son buldu. Genel anlamda Türk polisinin bir tık imajının farklı ve kötü algılanır gibi olduğunu düşündüğüm lokanta sahnesinin dışında çok fazla doğal olsun diye mi bilmiyorum ki küfürlerin olduğu sizi etkileyecek, gerecek güzel bir film. Ayrıca yönetmenin diğer kısa filmlerine de bir göz gezdirmenizde fayda var. Zira bu ilk uzun metrajlı filmiymiş. İyi seyirler...

 Bence 5 üzerinden 2 buçuktan 3. 

 **

6. Ali Baba ve 7 Cüceler - 2015  notum:5/2
     DVD

Kısaca film !

Film gösterime girdi, çıktı sanırım sitelerde boy gösterdi, telif yedi, DVD, korsanlar vs vs. Genede ilgimi çekmedi, Cem Yılmaz'ın AROG yapımı gibi. Arkadaşla oturuyoruz e hadi film bakalım ne izleyelim dedi yerli olsun derken gece gece o korku olmasın komedi ve benimde izlemediğimi duyunca taktı şak başladık izlemeye. Zaten artık izlemeyen kalmamıştır ama ben kısaca izleyici olarak yorumlarımı söyleyecek olursam film cidden Cem Yılmaz'ın diğer filmlerinin yanında olmamış. Gülemedim, filmin içine girmek için çabalarken uykum geldi. Gene giydirmeleri, kelime oyunları, karakterlerin özellikleri ve kısmi çıkan komedileri güzel fakat sorgu sahnesinde ki Barış Manço şarkılarına saygı duruşu dışında eğlenmedim. Biraz fazla ve izlemeyince ne olur ki sanki dedirten oldu. Tekrardan belirtmek istersem, metinsel olarak beğendiğim laf giydirmeler, göndermeli espriler çok iyiydi ama genel anlamda izlerken açıkçası PEK YAKINDA'yı istedim. Kaç sefer çevirip çevirip izlediğimi ve güldüğümü hatırlarken Ali Baba da maalesef o his uyanmadı. Yinede izlemek isteyenlere iyi seyirler.

 Bence 5 üzerinden 1 buçuktan 2. 


 **

7. Uzay Yolcuları - 2016  notum:5/4
     web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film başarılı !

Ansızın arkadaşlarla otururken film izleyelim den yola çıkıp korkuda karar kılmışken gözüme ilişti ve ve aşağı yukarı 90 dakika başladı. Benim tek korkum tek mekan ve iki kişi arasında geçeceği için birde üzerine bilim kurgu olunca ohooo! dedim bir dünya uçmalar kaçmalar bana mantıksız gelen sözde aksiyon olsun diye kışkırtılmış sıkışmalar vs idi ama hiç biri olmayıp başarılı kısmi yerleri hariç hızlı ve güzel akan bir filmdi. Hatta zaman zaman insanı filmden alıp acaba bende yalnız kalsam sonuca ulaşmadan bir insanla ölüm yolculuğuna çıkar mıydım? Ona o kötülüğü yapar mıydım? Aynı zamanda da net bir şekilde aslında aşkın da mekan ve statüye baktığını ve eğer aslında herkes tek bir şekilde yaşamaya bırakılsa hiç düşünülmeyecek aşkların başladığını anlatan bir film. Bir tık halattan yakama sahnesi Marsılı filmini anımsatsa da bol yeşil perdeli ve uzaylı bir film. Hala izlemediyseniz ve bilim kurguyu seviyorsanız iyi seyirler.

 Bence 5 üzerinden 4. 


 **

8. Zıplayıcı - 2008 notum:5/4
     web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film güzel !

Benim tam sevdiğim tarz aksiyon ve fantastik dokunuşlar. İşte bu ikisi bu filmde mevcut. Aslında ufak ufak bir süper süper kahraman olabilir mi dedirten flashımsı ki çokta değil kabul bir çocuk aslında çocuklar. Zaman ve mekanda istediği gibi zıplayan ki bu fiziksel düşünülmesin tamamen geçiş anlamında ama hep olan zamanda -yani geçmiş yada gelecekte değil- gerçekleşen ve bu gücünü keşif etmesi ve ardından gücüne karşı düşmanlarının oluşmasıyla aksiyonun anlatıldığı hızlı eğlenceli ve olayların akışının ne yavaş ne hızlı olan mükemmel bir film. Açıkçası hiç bir sahnesinde sıkılmadığım eğlendiğim bir film. Sizde benim gibi aksiyon fantastik severseniz kaçırmayın. İyi seyirler.

 Bence 5 üzerinden 4. 


 **

9. İkinci Şans - 2016 notum:5/4
     web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film güzel !


Youtube da gezinirken karşıma lak diye çıktı. Aklımdan o kadar çıkmış ki film halbuki vizyona girdiği zaman turnede ilk fırsatta gideceğim diye kendimi programlayıp sonra aklımdan tamamen uçması beni şaşırttı. Üstelik youtube da ve tamamen tesadüf görmem komikti. Neyse sözü uzatmadan filme dönecek olursak klasik Özcan Deniz filmi, yani başarılı. Ama bence diğer filmlerinin yanında bu filmi sanki aksiyon bakımından bir tık altındaydı. Yani Ateş ve Su, Evim Sensin vb. tüm romantik filmlerinde dahi biraz gizem bir tık yüksek aksiyon vardı ama İkinci Şansa bakarken tamamen romantik bir furya içerisinde ve bu furya klasik romantik sahnelerden oluşmayan çok özgü yer yer komik bir iki sahne dışında devinimli güzel bir film. Hatta bir ara bayağı bayağı bildiğin Amerikan tarzı bir romantik filmdi. Sahneler, planlar özellikle Nurgül Yeşilçay'ın yazışma sırasında gülümsemesinin yakından ve yalnızca dudaklarıyla verilmesi ve Nurgül Yeşilçay'ında sanki ilk kez öpüşmüş gibi dudakları ve eliyle olan muhteşem sahnesine bittim. İyi seyirler.


 Bence 5 üzerinden 4. 


 **

10. Parçalanmış - 2017 notum:5/5
     web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film harika!

Sinemaya çıktığı cuma arkadaşların kesinlikle senlik bir film dediği ama sinemada arkadaşımın Ölümcül Deney serisinin son filmine girmem için bakışlarından sonra Ölümcül Deneye girmemiz ardından da turne sebebiyle de bir daha gidemediğim film sonunda internette düşmesiyle kuruldum ve izledim. Allah'ım mükemmel bir film demem az çünkü aksiyonu bilimsel aktarımların sıkmadan bilinçlendirmesi ve dahası ilgim olan hastalığın üzerine çekilmesi filmin tadından yenmez bir hala sokmuş. Katil im merakıyla izlediğimiz filmlerde bu sefer kim merakından ziyade neden sorusuna yoğunlaştıran iç ve genel aksiyonu tavan oyunculukların muhteşem ki 23 karakterin biz sanırım 4 yada 5 ile karşılaşsak da ayrımlarının netliği ve baş rolde ki kızın geçmişten gelen gücünü yansıtması çok güzeldi. Yalın, enerjik ve sıkılmayacağınız bir film. İyi seyirler.

 Bence 5 üzerinden 5. 


 **

11. The Void (Boşluk) - 2016 notum:5/2
     web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film "bu ne abi" !

Film daha ilk dakikasından itibaren büyük bir aksiyon ve merakla başlıyorken derken 35. dakikadan sonra gerilim ve tuhaflıklar silsilesiyle bunlar ne abi ne olacak diye şaşırırken 45. dakikan sonra tuhaf tuhaf mezbahana yaratıkları kanlı ve bol makyajlı sahneler açıklanmaz tripkar ve tehtitkar replikler anlamsız nescafe reklam filmi aralara giren süt tozu ile kahve karışımının mükemmel oluşu gibi kara bulutlar uzaylımsı mı desem iliminatimsi mi desem yoksa eski mısır lanetleri büyülerimsi desem anlamsız bir ilerleyiş ve sonucunda gereksiz saçma sapan bir yere bağlayan bir film oluyor. Başlarda ki merakım giderek bu işin bir tarikat işi olduğunu anlam kazandırıp bu tarikat neye neden tapıyorda yada nasıl oluyorda bu dünya dışı yaratıklar oluyor derken finalde de yine hiç bir şey açıklamadan samanyolundan hallice bir efektle film son buluyor. Açın google görselleri void yazın işte karşınıza çıkan bütün o görsellerin arasına iki üç oyuncu ekleyin film ondan ibaret ama itiraf ediyorum müzikler muhteşem. Birde nasıl oluyorda imbd den o kadar puan alıyor. 6.1 bence yüksek bu filme. Zamanınız olsa bile fragmanda ki kadar çekici olmayacak yinede siz bilirsiniz.

 Bence 5 üzerinden 2. 


 **

8 Nisan 2017 Cumartesi

Gerçekten hangi zamanı yaşıyoruz?
Geçmiş, şimdi, gelecek...
Şuan beni hangi zamanda okuyorsunuz?
Geçmiş, şimdi, gelecek...
Çalışma masamda elimde kağıtlarım ve kalemimle bir vedadan dönüp, kedimin kafasını kafama sürterken benim vicdan rahatlatmalarımı karalamamı hangi zaman ki duygun cevaplıyor?
Geçmiş, şimdi, gelecek...
Mantıksızlık içinde ki mantık kurulmaya çalışılan düzlemlerde ki, anlamsız gelen, anlam biçilemeyen, ama ısrarla anlatılan nice örneğin hangi parçası olduğunu düşündüğün zaman, işte o zaman hangisi?
Geçmiş, şimdi, gelecek...
Ellerim, düşüncelerimin sesini yazamıyor ya, nefesim harbiden yokuş yuları çıkan hayallerimin kırmızı aracı "vosvos" gibi geliyor ya işte o zaman hangi zaman?
Zaman söyleyin bana, ağlayan, gülen, ölen, doğan, büyüyen, küçülen, daralan, açılan, boğulan, nefes alan, baharatlı yada tuzlu bir zaman söyleyin ve ' o zaman' hangisi?
Geçmiş, şimdi, gelecek...
   - Dalım kırıldıydı, dalım kırılıyor, dalım kırılacak....
Sadece kafamdakiler. İnsanların, insanlara öğrettiği sadece bunlar. Yetmez ise daha fazla -di'li, -miş'li, geniş ve dahası var...
Rahat bırakmazlar bu içine sıçılan dünyanın dönüşünü, illa her dönüşün bir nedenini ararlar, dönen dünya dışında ki herkesi yargılarken. Oysa dünyanın her dönüşüne anlam aranacağına üzülmenin kelime anlamını değiştirseler. Anlamsız neden üzüleyim?
Son kez soruyorum, onlarca çocuk dünyanın hangi dönüşüne biçilen anlamda ki -zamanda- ağlıyor?
Geçmiş, şimdi, gelecek...
Zaman mı? Neden mi?
Hangisi önemli?
Kırın atın o kollarda ki, duvarlarda ki ve meydanlarda ki ve daha nice köşelerde ki, o oluşturduğunuz tıkılıp kalınan şeyi.
Kare, yuvarlak, dikdörtgen...
"Tik-Tak!"



1 Kasım 2016 Salı

Eylül ayının gerisinden baktığımızda hiçte fena olmayan bir film tablosuyla, ekim ayına merhaba diyoruz. Bakalım bu ay neler var neler...

1. Bir Baba Hindu - 2016 notum:5/4
       Sinema

2 Ekim 2016 tarihinde İzmir galasının düzenlendiği gün her ne kadar farklı salonda da olsam bu şahane Türk yapımı Bollywood işi filmi gülerek, mısırımla birlikte salonla kahkaha tufanıyla izledik. Benim bildiğim ve gördüğüm yoğun hatta biraz zorlasak bollywood yapımı sancağımız 'Bir Baba Hindu' seyirciyi güldürse de şöyle bir kanıya kapıldım zannımca. Acaba dediğim başka ve daha az bilinen bir kadro film de yer olsa ne olurdu diye. O zaman bu kadar başarı yakalayamazdı galiba. Evet filmde gülsek de zaman zaman ki bu zamanlar bazen uzadı biraz durağanlaşıp, esprilerin biraz havada kaldığı, eee ne olacak diyeceğiniz sahneler oluyor. Ama Zeynep Kankonde, Füsun Demirel'in oyunculuklarına hayran kalacağınız, Burak Satıbol'un tam zamanında ki soğuk kanlı durum komedilerine kopacağınız keşke biraz daha sahneleri olsa diyeceğiniz  roller içerisindeler. Başrol hanım efendinin Türkçeyi doğal olarak bozuk konuşması biraz bana batıp bazı sahnelerde ne dediğini kaçırsam da mimikleri ve bakışlarıyla olayı tamamlıyor. Film bence 5 üzerinden 3 buçuktan 4. 
Biraz finali havada kalsa da bu sanırım İki Baba Hindu için ;)

                                                                 **

2. Sihirbazlar Çetesi 2 - 2016 notum:5/5
     DVD

Kısaca film fenaaaa!

Film izlemeyen varsa derhal başlaması gereken müthiş ötesi bir film o kadar başarılı o kadar iyi ki gözlerinizi kıpmadan izleyeceğiniz bir film. Her ne kadar iyi olsa da bir ilk film değil ama. Daha azaltılan illüzyon numaraları biraz polisiye havası arttırılması hadi yeni bir sihir vs dedirtse de, son sahnelere doğru artık siz işi çözecek gibi olsanız da film genede çok iyi. Bence 5 üzerinden 4 buçuktan 5. 
Unutmadan şu kart sahnesi ciddi anlamda efsane, cüzdan için girdikleri yerde ki. 

Mutlaka ilk fırsatta izleyin.


                                           **

3. 

1 Ekim 2016 Cumartesi

Her ay, ay içerisinde bir yada bir kaç tane yada hiç olmak üzere izlediğim tüm sinema filmlerini bir kaç satır halinde sizlerle paylaşacağım ilk olarak Eylüldekilerle karşınızdayım;

1. Siccin 3: Cürmü Aşk - 2016  notum:5/4
    Sinema
Sekiz eylül 2016 da filme girdim ve hiç pişman değilim.
Zaten Türk korku filmlerinin hayranıyım fakat bu film de özellikle değinmek isterim ki oyunculuklar gerçekten iyi senaryo mükemmel. Ayrıca yine diğer filmlerden farkı olarak "bu film gerçek olaylara dayanır yazmadı" bu şekilde inanın ben daha çok etkilendim. ayrıca içinde aşk var ilk kez aşk filminin ve senaryosunun üzerine cin öğeleri ve korku işlenmiş. Sahneler, görüntüler, kamera açıları o kadar temiz ki anlatamam. Arkada gereksiz bir yığın hiç bir ses vs yok. ciddi anlamda bir emek ve güzel bir sonuç çıkmış.
Artık başka şeyler Türk korku filmleri açısında işlensin diyenlere bizim kültürümüz cin, yurt dışında bu öğe hayalet ve şeytan onlarda da bu öğeler üzerinden korku yapıyorlar bizde hayalet olamaz çünkü az islam ilmine merakı olan bilir ve güler çünkü ölen ruh dünyaya gelemiyor şeytan (tam olarak böyle olmasa da)  cinler aracılığı ile insanlarla iletişimde bu durumda her konu cinlere çıkıyor.
Ha karakter üzerinden korku yapılır derseniz o konularda denendi 'Konak, Gizli Yüzler, Kabuslar Evi serisi vs vs. Ama maalesef Türk seyircisi Türk korkusu deyince hem eleştiriyor yine mi cin hemde başka türlü işlenince gitmiyor.
Neyse özüne dönülecek olursa Siccin 3' e biz üç arkadaş gittik ve üçümüzde tüm salonla birlikte tam not verdik izleyici olarak. Tavsiye edilir...

                                                           ***

2. Şeytanla Anlaşma -  2006 notum:5/4
     web sitesi  tıklayınız >>
Kıssadan söylemek gerekirse MÜKEMMELDİ... 
İzlediğim en iyi filmler arasında. Benim gibi eğer ki hem fantastik hemde aksiyon olsun derseniz kesinlikle kaçırmayın izleyin. Genel olarak bir kaç yerde Alacakaranlık serisinde ki aşk benzetmesi yapılmış, evet biraz anımsattığı doğru olsa da filmin kendi içerisinde akan bir kural ve kurgu birliği var.
Sadece bence biraz açılar ve baş rolde yer alan çocuğun sonradan daha atik ve cesur hallerinin iyileştirilmesi fena olmazdı ama kesinlikle bu haliyle bile 5 üzerinden 4.

İkicisi olsun diyeceksiniz...

                                                           ***

3. Bilgisayar Korsanı ( Hacker) -  2015 notum:5/3
     web sitesi  tıklayınız >>

Öncelikle kısaca film iyi. 

Evet ne kötü ne çok çok iyi nede orta. net olarak iyi bir film. ilk 15 dk süper başlıyor hatta heyecanlandırıp insanın içinde umut dünyası oluşturuyor ardından ki 40 dk falan aynı olayların tekrarı söz konusu oluyor ki zaten sahne akarken oyuncuda bu yönde söylemde bulunuyor ’’aynı işleri yapıyoruz’’ diyerek işte o sırada seyirciyi biraz baysa da tam düşecek iken en yakın arkadaşının üzerinden gelen duygusal bir vurum sahnesiyle film dramsı başlayıp aksiyonal ilerleyip duygusal devam ederken aşk filmimsi polisiyemsi bir final yapıyor. 
tekrara düşen sahnelerde biraz aksiyon katılsa bence hiç fena olmadı. Ama film 5-3 denir. Mutlaka izleyin diyemesem de izleyin derim.

hüzünlendiğim sahneler ve heyecanlandığım sahneler oldu hakkını yiyemem ama ne zaman ders verilecek bu kadar siper suça özendirme veya heveslendirme olmaz derken sürpriz final ile aslında hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığı süper işlenmiş.

                                                           ***

4. Holding the Man  -  2015 notum:5/3
     web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca Fena değil.

Evet sitede ilk görünce ben şok oldum LGBTİ filmi mi ? Evet genelde LGBTİ filmleri her film sitesinde yer almıyor belki yöneticilerin seyirci veya ziyaretçi korkusunda ama öncelikle bu cesurca ve insanca davranışlarından dolayı http://www.hdfilmdeposu.net/ ailesine teşekkürler.
Gelelim yorumlamaya film’’ the normal heart’’ veya ferzan özpet’in filmlerinden sonra biraz durağın daha doğrusu LGBTİ bireylerinin aile, çevre vs sıkıntılarının yüzeysel işlendiği bir durum oluşturmuş. Onun yanı sıra karakterlerin içerisinde ki aşk kavramları ve çift olarak birbirlerine bunu ifade şekilleri biraz hafif kalmış gibi.
Ama biyografik film sonuçta hayatları böyle aktıysa tabi değiştirilemez ama bir ara tarihlerde bir ileri bir geri yapınca az kaçırsakta sonradan sonraya film akmaya devam ediyor. Ayrıca finalde bir duygusal müzik istemedik değil hani. Müzikler konusunda biraz sınıfta kalsa da genel anlamada 5 üzerinden iki buçuktan 3.

Bu tarz film izlemeyi özleyenlere’’ the normal heart’’ öneririm. ;)


                                                           ***
5. 5. Dalga - 2015  notum:5/4
     web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film iyi. 

Kesinlikle bilim kurgu aksiyon ve az buçuk aşk arayanlara tam tavsiye edilmelik bir film. Örneğin bir sahnede su geliyorsa ve merdivende ise kamera açısında onun çok başarılı bir şekilde nasıl suyun basıncıyla aşağıya düştüğüne kadar detaylandırılmış bir anlatım gücüne sahipti. 
Başlangıçtan itibaren bir matematik çerçevesinde akan film gerçekten tür bazında çok iyi. Ayrıca bazı sahnelerde ki şok, şaşırma, korku ve benzeri mimikler ve oyunculuklar çok iyiydi. Ufak detaylar da ona keza çok başarılıydı.
Filmin ortalarına doğru niçin diğer karakterlerle savaş ve aksiyon olmuyor derken filmin son 45 dakikasında açığa çıkan gerçek ile süper ötesi bir durum başlıyor.
Ayrıca insanlığın da aslında buna benzer bir yıkın içinde yüzyıllardır olduğu mesajı veren film, ’’illa ki konuşan bir canlı örneğinin neslini mi tüketince dramatik ve vahşice geliyor’’ göze dedirten anlamak isteyene ince mesajlar içeren başarılı bir film.
Son not filme doyamayanlara filmin biraz da olsa farklı bir şekilde işlenmiş 3 sezon süren ’’stephen king’’ kitabından uyarlama ’’under the dome’’ dizisi de çok başarılı özellikle birinci sezonu ve sürpriz finaliyle tadından yenmez. Tekrardan dile getirmek gerekirse kesinlikle türünün hakkını veren sahneler, oyunculuklar ve senaryo mevcut filmde. film için 5 üzerinden 4.
Ayrıca ikincisi içinde gün saysam yeridir doğrusu.


                                                           ***
6. Delibal - 2015  notum:5/5
     web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film mükemmel...

Evet gelelim kısaca yorumlara abi neden bu kadar geç kaldım izlemek için dediğim nadir filmlerden.
Film son zamanların modası finali başta verme sahnesiyle başlayıp ardından hikayenin gelişmesini işlemesiyle devam ediyor. Sahne sahne ele alacak olursak ; 
abartılı özel okul ve üniversite hayatı biraz eksi puan haneye yazsa da film içerisinde olgunlaşan bir hayat akan bir zaman söz konusu ve bunu kısmi sahneler haricinde ciddi anlamda çok başarılı. Filmi izlerken biraz ’’Aşk Tesadüfleri Sever’’ filmi geldi aklıma. Açıkçası farklı şekillerde işlense de finali bazında hastalık bazında benzerlikler gösterdiği kısmen ortada.
İzlerken Çağatay Ulusoy’un enerjik ve zıpır hallerinden bir anne edasıyla içinize sokasınız geliyor. Bunun beraber tam bir hayat kesiti sunması ciddi anlamda filmin çok başarılı olduğunu gösteriyor çünkü diğer filmlerde es geçilen karakterler, söylemler, veya yönelimler bu filmde es geçilmediği gibi tam yerinde kaliteli bir şekilde işlenmiş. Çağatay Ulusoy’un giyim tarzını da film boyunca süzmedim değil benim gibi biraz takıntılı olan tüm cinslerin bayılacağını ve tek tek aklına kazıyacağı da göz kaçmayan detay.
Gerçekten filmin gerek kavga sahneleri gerekse oyunculuklar ve ayrıca senaristin, yönetmenin ve kurgucunun filmin hikayesinin seyirciye akış şeklinin sunulmasına hayran kaldım. Film ilerledikçe oluşan hikayeden tüyleriniz diken diken olacak.
Ayrıca ilerledikçe yaşanan travmatik kırılmalarla seyirci derinden etkilenirken göz yaşlarını tutmakta zorlaşacak.
Kısaca bu türü seven tüm izleyiciler hiç kaçırmadan hemen izlesin zira bittiği için üzüleceğiniz bir film olmuş.
Film 5 üzerinden 5...
Tekrardan hatırlatmak gerekse dram, romantik türünü sevenler izlesin aksi halde sıkılırsınız. ve hala izlemediyse bence anımsattığı için aşk tesadüfleri severi de kaçırmadan izleyin. Peş peşe bağlarsanız Halil Sezai koltukta yanı başınızda ’isyan’ arkadaşınız olur benden söylemesi... 


                                                           ***
7. Kardeşim Benim - 2016  notum:5/3
     DVD

Kısaca film iyi.
Güzel bir film. Keyif içerisinde aile olmanın değerlerin, aile bireylerinin öneminin daha da önemlisi bahsedilen isimler dışında başka ve daha az popülaritesi olan oyuncular olsaydı şüphesiz basında daha az olacak, salonlar daha boş kalacak ve gişesi bu kadar olmayacaktı. Evet film kötü değil ama aynı dönemde yada bir kaç ay öncesinde yer alan filmlere bakılınca bir tık zayıf. Ama son yarım saat için bu sözler geçerli değil. Sadece biraz geç girilmiş bir olay söz konusu. İkincisini seyirci isteye bilir bir durum söz konusu bu da bence başrollerin film içerisinde ünlü kişileri oynamalarından dolayı magazinsel ve ünlü dünyasının içerisine biraz belki girerler merakından yada sadece aşk için olabilir.
kardeş olmanın, kardeşinin olmasının anlatıldığı bunlar işlenirken de ünlü olmanın ve magazinsel konularda ne kadar rahatsız edici ve çirkin durumların oluştuğunu işleyen, hayal edildiği gibi hayranlık uyandıran bir dünya olmadığını kısada olsa işleyen bir film. Ama naçizane benim izleyici olarak son yarım saat haricinde film senaryosu
Komedi, romantik ucundan da dram olsun derseniz ailecek izleyecekseniz yada yalnız vs film süper 5 üzerinden de bence 3. 
Kardeşiniz var ise 'kardeşim benim' diyeceksiniz belki...


                                                           ***
8. Goosebumps: Canavarlar Firarda - 2015  notum:5/4
     web sitesi  tıklayınız >>

Kısaca film güzel. 


    Fantastik tarzı sevenlerin bayılarak izleyeceği ilk 5 dakika daha doğrusu ilk canavarın hapsinden sonra mükemmele doğru giden güldürürken karakterler arası nostaljik çarpışmalar, o karakterin başrol de yer aldığı film veya kitapların canlandığı, bir sahnesinde en azından benim öyle oldu duygulanıp pıt pıt iki damlanın düştüğü harika bir film.
     
   Kesinlikle ikincisi ne zaman çıksın diyeceğiniz, aşkın komedinin fantastiğin ve getirdiği aksiyonun hastası kalacağınız süper ötesi 5 üzerinden 4 hak eden bir yapım.

 İzleyin bence ;)

                                                           ***
9. Mavi Gece - 2015  notum:5/3
     DVD 
Kısaca fena değil. 

Film konusu ve hikayesi olarak hiç fena değil. Hatta bence tiyatro oyununa uyarlansa müzikal bir havada daha çok etki yaratacağı bir gerçek. Onun dışında bazı sahneler gerçekten süre doldurmak için var ama çoğunlukta gerçekten yüzümde tebessüm oluşturdu. Eda Bilgin hanım efendinin oyunculuğu film içerisinde o kadar doğal o kadar başarılı ki tüm kadro süper oynarken onları bile bence zaman zaman gölgede bırakmış. Kısmı sahnelerde ki söylemlere dikkat edilmeden sırf komedi olsun diye eklenen homofobik eylemlere dönüşen kısımlar hariç film fena değil. 5 üzerinden 2 buçuktan 3 olur.

Eğer fantastiğimsi bir şey olsun Türk olsun zaman zaman güleyim beni de çok yormasın derseniz mavi gece sizlik.
İyi seyirler...
Subscribe to RSS Feed Follow me ha! :)